Hikâyemiz

Arzu Yüksel ve Muammer Erinal’ ın Kapadokya’ ya yaptıkları kısa bir yolculuk, hayatlarının yönünü değiştirdi. Aradıkları şey büyük bir konak ya da kusursuz bir yapı değildi.
Onları buraya bağlayan, yıkık bir taş yapının içinden süzülen ışık ve hissettirdiği tarif edilemez duyguydu.


Herkesin yalnızca bir harabe gördüğü yerde, onlar geleceği gördüler. 2006 yılında, yüzyıllardır toprağın altında kalan taşlar tek tek gün yüzüne çıkarıldı ve ait oldukları yere yeniden yerleştirildi. Her taş yalnızca bir yapının değil, yüzlerce yıllık bir hikayenin de parçasıydı. Büyük emekler verilerek yapılan restorasyonun ardından Meleklerevi, 2007 yılında misafirlerini ağırlamaya başladı.


Bugün, yıllar sonra, bu hikaye yeni bir nesille yoluna devam ediyor. 2026 yılında Ada ve İris Erinal, Meleklerevi’ni yalnızca yenilemek değil, sahip olduğu ruhu yeniden yorumlamak amacıyla bu yolculuğa yeni bir anlam kattı. Mimariye duyulan saygıyı korurken, mekanı insanın kendi özüne yaptığı içsel yolculuğun bir parçası olarak yeniden tasarladı.


Bugün Meleklerevi, yalnızca Kapadokya’da konaklayacağınız bir otel değil; taşın zamansızlığıyla insanın dönüşümünü buluşturan, her odası bir yolculuğun farklı aşamasını
anlatan bir yaşam deneyimidir. Çünkü bazen insanın ihtiyaç duyduğu şey, yeni bir yere gitmek değil; kendine geri dönebileceği bir yer bulmaktır.

EN / FR

2026 © Copyright Meleklerevi Cave Hotel.

This website uses cookies to improve your web experience.
Close